15 Haziran 2015 Pazartesi

Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Gül'den ne istedi



RADİKAL - Abdullah Gül'ün başdanışmanı Ahmet Sever'in 'Abdullah Gül ile 12 Yıl' kitabında HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Lider'in Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'den eskiyen Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş amaçlı ricada koltuk aldığı belirtildi. Lider'in ricası üst kısmına hasta birey meydana gelen ve cezaevinde koltuk alan Demirbaş amaçlı Gül devreye girdi.

Ahmet Sever'den Şamil Tayyar'a yanıt: Bombayla işim olmaz

Kitapta bu kısım şu biçimde anlatıldı: "Sırrı Süreyya Lider aradı ve 'Bir kahve içelim mi?' diye konuştu. Belli ki konuşmak aradığı tek konu vardı. Ankara 'da Filistin sokaktaki kahvelerden birinde buluştuk. Anlatmaya başladı: 'Biliyorsun, Diyarbakır Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş şu anda hapiste ve kritik biçimde hasta birey. Yurtdışında iyileştirme görmesi gerekiyor. Fakat, savcılık bunun i� �in olanak temin edecek kararı tek çeşitli vermiyor. bu sırada zaman geçiyor ve hali ağırlaşıyor.'

'Sayın Cumhurbaşkanımız'nın devreye girmesini mi isteyeceksin?'

'Evet. Saygılarımla iletir misin?'

'Elbette iletirim. Seni de gelişmelerden haberdar ederim.'

Cumhurbaşkanımız'na iletisi anlattığımda, esasen Abdullah Demirbaş'ın hali ile ilgili bilgi sahibi meydana geldiğini gördüm. "Tamam, gerekeni yapacağım" diye konuştu. Adalet Bakanlığı nezdinde teşebbüste bulunulması amaçlı talimat verdi. Fakat, aradan 2 haftaya yakın tek zaman geçmesine nazaran tek gelişim olmamıştı. Tek direnç söz konusuydu. Bu tür konuları hatırlattığımda Cumhurbaşkanımız tek sürü sinirlendi ve kızgınlığı bakanlığa anında iletildikten tek sürü az tek zaman hemen ardından Demirbaş'a yurtdışında iyileştirme desturu çıktı. Elbette, bu haberi ilk ilettiğim birey de Sırrı Süreyya Lider oldu."

CAN YÜCE L'LE KÜRT MESELESİNE GİRİŞ!

Kitapta enteresan tek anı da koltuk aldı. Gül'ün ilk kez 'Kürt sorunu' ifadesini kullandığı toplantıdan öncesinde Can Yücel'in tanınmış savcılık defansı gündeme geldi.

'Abdullah Gül ile 12 Yıl' kitabında bu kısım şu biçimde koltuk aldı: "Danışmanlar tartışıyordu: 'Cumhurbaşkanı Parlamento açılış konuşmasında 'Kürt sorunu' demeli mi, dememeli mi?' Dayanamadım, Abdullah Beyefendi'den, 'Efendim, tek sürü kaba olacak ama affınıza sığınarak tek birşey yorumlamak istiyorum' diye müsaade aldım. 'Yücel, 12 Eylül çağında tek şiir yazıyor. Ve affedersiniz, 'g.t' ifadesini kullanıyor.' Herkesin gözü faltaşı benzeri açıldı. Aynı Ritimde Devam ettim: 'Yücel'e dava açıyorlar. Hâkim 'Can Beyefendi, ne amaçla bu lafı kullandınız?' diye soruyor. Yücel, 'Hâkim Beyefendi, bu memlekette g.te g.t denir' diyor. Bunu anlattım. 'Bu ülkede de Kürt meselenine 'Kürt sorunu' denir! Dostlar tek saattir neyi tartışıyor' dedim. Gül, kahkahalarla güldü. O gülünce her biri gülmeye başladı. Konuşmada da 'Kürt Sorunu' diye konuştu."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder